Pulpa zarar görüp hastalandığında ve kendini iyileştiremediğinde canlılığını yitirir, pulpanın iltihaplanmasına ve hasar görmesine yol açar. Eğer bu enfeksiyon tedavi edilmezse, kök uçlarında ve çene kemiğinde iltihap birikir ve apse denilen “cerahat dolu keseler” oluşur. Bu apseler ilerleyip dişin etrafındaki kemik dokusunda yıkım yapabilir. Eğer kanal tedavisi yapılmazsa diş çekime gider
.
Kanal tedavisi yapılacak dişlerde çoğunlukla gece durup dururken başlayan şiddetli ağrılar olur. Hatta bu ağrılar sıcak bir şey içildiğinde daha da artar. Bunun yanında lezyon kronik geliştiğinde hastada hiçbir belirti, hiçbir ağrı olmayabilir. Başka bir sebep ten dolayı yapılan muayenede veya çekilen röntgende ortaya çıkabilir
.
Evet iltihaplı ve ağrıyan dişler tedavi edilebilir. Fakat edaviyi etkileyen pek çok faktör vardır. Bunlar ; Lezyonun büyüklüğü, periodontal (kemik ve diş eti) dokuların durumu, daha önce kanal tedavisi uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise bu kanal tedavisinin nasıl yapıldığıdır.
.
Kanal tedavisinde kritik nokta, tedavinin tam kök ucuna kadar yapılması ve doldurulmasıdır. Ne 1 mm kısa, ne de 1mm fazla. Kısa yaptığınızda yani kanalı eksik doldurduğunuzda, dolmamış olarak kalan boşluk da hem bakteriler ürer, hem de kök ucundan bu boşluğa sızan kan zamanla ayrışır ve tekrar kök ucundaki canlı dokuyla temas ettiğinde, vücut bunu yabancı cisim olarak algılar. Bunun sonucunda da iltihap gelişir.
Kanal dolgusu kök ucundan dışarıya taşarsa yine bu taşkın dolgudan dolayı kök ucunda iltihap oluşur. Özellikle taşkın kanal dolgulu bir dişi sadece kanal tedavisiyle tedavi etmek her zaman mümkün olmaz. Apikal rezeksiyon ameliyatı da yapmak gerekebilir.
.
Diş canlı ise yada, cansız fakat kök ucunda lezyon yok ise 1 seans da kanal tedavisi bitebilir. Kök ucunda lezyon var ise lezyonun büyüklüğüne göre birkaç seans sürebilir.
.
Kanal tedavisi yapılan diş, kanal tedavisi yapılmamış dişe göre zaman geçtikçe daha kırılgan olur. Kanal tedavisi yaparken dişe kök ucunda girerek dişe hassasiyet veren ve besleyen damar ve sinirler birlikte alınır. Dişin merkezinden dışa doğu uzanan dentin tubulu denen borucuklar vardır. Bu borucukların içinde dentin lenfi denen bir sıvı vardır. Dentin lenfi zamanla kaybolur. Kanal tedavisi yapılan dişin damarları alındığı için bu sıvı tekrar yerine konamaz ve zamanla diş kurur ve kırılganlaşır. Bu yüzden dişi kronlamak kırılmayı önlemek açısından önemlidir.
.20 yaş dişleri de dahil olmak üzere her dişe kanal tedavisi yapılabilir
.
Kanal tedavisi tam olarak yapılmış ve üst yapısı da buna uygun hazırlanmış ise, kendi dişlerimizi ne kadar kullanırsak, kanal tedavisi yapılan dişi de o kadar kullanırız
.Sadece kanal tedavisiyle iyleşmeyen lezyonlarda,
Kanal tedavisi yapılırken, kök ucunda kanal aletinin kırıldığı vakalarda,
Kanal boyunun yanlış ölçülmesinden dolayı kök ucunun genişletildiği vakalarda,
Kanal dolgusunun kök ucundan taştığı vakalarda,
Travmadan dolayı meydana gelen kök ucu kırıklarında,
Kök gelişimini tamamlayamadan kanal tedavisinin gerektiği vakalarda,
Kök kanalının eğri ya da tıkalı olduğu vakalarda,
Daha önce kanal tedavisi görmüş ve iyileşmemiş dişlerde,
Endikasyon doğru konmuş ise rezeksiyonlu dişin ömrü daha kısa değildir.
.
Apikal rezeksiyon sırasında kök ucundan yapılan dolguya retrograt dolgu denir.
.Kanal dolgusu ile sızdırmaz bir şekilde tıkaçlama yapıldıysa, retrograt dolgu yapmaya gerek yoktur. Kanal tedavisi yapılırken kök ucunda kanal aletinin kırıldığı ve kök kanalının eğri ya da tıkalı olduğu durumlarda gereklidir.
.Hiç bir kanamanın normal olmadığı gibi diş eti kanaması da normal değildir. Diş eti iltihabının en basit belirtisidir
.
Diş eti kanaması olduğunda diş fırçalamaya devam edilmelidir. Ayrıca diş ipi de kesinlikle ihmal edilmemelidir. Fırçalayarak ve diş ipi yaparak diş eti kanamasının en önemli sebeplerinden bakteri plağını ortamdan uzaklaştırmış oluruz.
.
Kanama periodontal hastalığın belirtisidir. İlk yapılması gereken, sebebi ortadan kaldırmaktır. Çapraşıklıklar periodontal hastalığın sebebiyse ortodontik tedaviyle düzeltilmesi gerekir. Sebep hatalı protezler ve dolgular ise bunların yenilenmesi gerekir. Diş eksiklikleri varsa giderilmesi gerekir. Bunlarla birlikte diş taşı temizliği yapılır. İlerlemiş hastalıklarda çeşitli cerrahi tedaviler de uygulanır.
.
Periodontal hastalıklardan korunma ağız hijyenimize önem vermemizle olur. Dişlerimizi sabah kahvaltıdan sonra, akşamda yatmadan önce, günde 2 defa fırçalamalıyız. Her bir fırçalama süresi 3 dk olmalıdır. Ne kadar iyi fırçalarsak fırçalayalım, dişlerimizin ancak 3/5'ini fırçayla temizleyebiliriz. Kalan 2/5’'ini oluşturan ara yüzeylerin temizliğini, diş ipi kullanarak yapabiliriz. Bunları yaptıktan sonra gargaraları kullanabiliriz. Ağız gargaraları kesinlikle diş fırçasının ve diş ipinin yerine kullanılamaz.
.
Diş etleri ne kadar ön plana çıkıyor ve beklenti nedir? Gülerken, dişetlerinin olması gerekenden fazla görünmesi (gummy smile) diş eti estetiği ile tedavi edilebilir. Bazı vakalarda, gülündüğünde tüm üst çene, diş etleri ile birlikte ortaya çıkar. Bu ileri bir gummy smile vakasıdır. Beklenti burada çok önemlidir. Çünkü yapılacak ameliyeatlarla (gingivektomi ve gingivoplasti) beklenti yüksekse, bu karşılanamayabilir.
.Emzik kullanılmamalıdır. Özellikle üst çene gelişimini bozar.
.
Çocuk birinci ve ikinci yaşları arasında diş hekimi ile tanışmalıdır.
Dişler çıkar çıkmaz fırçalamaya başlanmalıdır.
Süt dişleri sürekli dişlerin yerlerini korurlar. Zamanından önce süt dişi çekilmiş ise sürekli diş gelinceye kadar yer tutucu ile yandaki dişlerin buraya kayması engellenmelidir. Aksi halde ortodontik bozukluklar olabilir.
7 – 9 yaşlarında ortodontik açıdan kontrole götürülmelidir.
Doğru beslenme, ağız bakımı, flour ve fissür sealent uygulamaları ile diş çürüklerini önleyebiliriz
.Her yaşta olursa olsun ortodontik tedavi yapılabilir. Fakat yaş ilerledikçe tedavinin süreside uzar.
.Evet yapılıyor. Dişler üzerindeki braketler beyaz porselen olabiliyor. Dişlerin pozisyonuna göre tüm uygulamalar dişlerin iç yüzeylerinden olabiliyor. Ayrıca vakanın durumuna göre telsiz şeffaf plakalarla da ortodontik tedavi yapılabiliniyor.
.Minimal düzeydeki çapraşıklıklar belki olabilir. Fakat genellikle olmaz. Çünkü yapılacak kaplamalar diş dizimini düzeltmek için daha büyük yapılacak, dolayısıyla diş etlerine baskı yapacak. İlk anda iyi gibi gözükürken aylar geçtikçe diş etleri kanamalı, şiş ve kırmızı hale gelecek. Yapılan işlem boşa yapılmış olacak.
.Eksik diş yoksa, yani köprü yapılmayacaksa tek tek yapılmalıdır. Doğal dişlerde olduğu gibi diş ipini çok rahatlıkla dişlerin çiğneme yüzeylerinden diş etine doğru sokarak, temizliği gerçekleştirebiliriz. Birleşik yapıldığında özellikle arka bölge diş ipi kullanmak neredeyse imkânsızlaşır. Dolayısıyla bu kaplamaların çevresindeki dişetleri hep kanamalı ve şiştir.
.Köprünün hijyenini sağlamak zordur. Komşu dişler üzerinde herhangi bir restorasyon yoksa ve bunlar çürüksüz ise, kemik de implant yapmaya uygunsa bu durumda implant iyi bir tercihtir.
.Çürükler ve lekeler küçük ise dolgu, problem daha yaygınsa porselen lamina ve zirkonyum kron yapılır.
.Protezlerin ağız ile uyumu iyi ise, uygun yerlere 2 – 4 adet implant yapılarak, total protez yine girip çıkacak şekilde implantlardan destek alınarak daha hareketsiz bir protez olabilir.
.
İçsel olarak renklenmezler. Üzerleri lekelenebilir. Fakat çok basit bir şekilde temizlenir.
.
Doğru bir şekilde yapılmış beyazlatmanın kalıcı bir zararı yoktur. Geçici bir hassasiyet olabilir.
.Soğuk, sıcak içeceklere ve hatta nefes alma sırasında alınan havaya bile geçici hassayetler olabilir.
.Kişiden kişiye göre farklıdır. Ağız hijyeni iyi olan, çok fazla çay, kahve gibi renklendirici içecek ve yiyecekler tüketmeyenlerde bu süre uzundur. Özellikle sigara içenlerde 1-2 ayda, elde edilen beyazlık geri döner.
.Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın dişinizin ne kadar beyazlayacağı, ilk baştaki rengi ve renk bozukluğunun kaynağıyla ilgilidir. Kahverengi ve sarı dişler (Sigara, kahve ve çaydan kaynaklanır.) genelde beyazlaşır. Gri dişler (lekelerden değil, dişteki pigmentlerden kaynaklanır) daha az beyazlaşır. Beyazlatma yöntemleri arasında beyazlık düzeyi açısından çok fark yoktur.
Muayenehanede yapılanlarda daha hızlı sonuç alınır. Evde yapılanlar daha uzun süre uygulanır.
Diş hekiminin muayenehanede yaptığı lokal flor uygulamalarıyla ve hastanın evde kullanacağı hassasiyet gideren macunlarla tedavi edilmeye çalışılır.
.
Lazerler biyositimülasyon, dişeti şekillendirilmesi, dişeti cebi ve kök kanalı sterilizasyonu, ortodonti tedavisi sırasında oluşan hiperplazi, fibromaların cerrahisi, protez vuruğunun oluşturduğu doku kalınlaşmasının tedavisi, yumuşak doku insizyonu , aftlar, frenilektomi, hemostaz, çürük lezyonlarının temizlenmesi, hassasiyet tedavisi, ve diş beyazlatması gibi alanlarda kullanılmaktadır.
.
Lazerin avantajları, hasta konforunu arttırması, lokal anestezi ihtiyacının minimum olması, iyleşme sürecinin kısa olması, ağrı ve şişlik gibi komplikasyonları en aza indirmesidir.
.İmplant yapılabilmesi için hastanın kemik gelişimini tamamlamış olması lazım. Bunun yaklaşık 18 yaş civarında olacağı bilinmektedir. Dolayısıyla 18 yaş ve üstü hastalara implant yapılabilir. İleri yaşlardaki hastalarada eğer hastanın genel sağlık durumu elverişli ise implant yapılabilir.
.Dental implantlar uzun yıllardır tüm dünyada kullanılmaktadır. Bu süre içinde titanyum esaslı implantlara karşı bilinen hiçbir allerjik durum görülmemiştir. Bunun nedeni biyouyumluluğu (canlıya uygulandığındaki uyumluluk) en iyi olan malzemenin titanyum olmasıdır.
.Eğer uygun şartlar altında eğitimli kişiler tarafından implant tedavisi yapılırsa, implantların başarı şansı %99'dur. Her vakanın doğru değerlendirilip tedavi öncesinde iyi bir planlama yapmak gerekir.
.Bu süre her vaka için değişiklik gösterir. Ama ortalama bir implantın çene kemiğine cerrahi olarak yerleştirilmesi 15 dakika sürer. İmplantın osteointegre olması (kemik hücrelerinin implant yüzeyine tutunması) yaklaşık 2 ila 5 ay sürmektedir. İmplant üstü protezlerin yapımı ise ortalama 10 gün sürmektedir.
.Dişeti işlem sonrasında birkaç gün hassas olabilir. Ancak bu hassasiyet ağrı kesici kullanılarak geçecektir. Hastaların çoğu cerrahi işlem sonrası ağrı kesici kullanma ihtiyacı duymamaktadır. Cerrahi operasyon sonrasında ertesi gün hasta normal hayatına dönmektedir.
.İmplant uygulamalarının temel amacı ağızdaki eksik dişlerin yerine ağızdaki sağlıklı doğal dişlerden yardım almadan protez yapabilmektir. Köprü protezlerde ise en az iki bazen daha fazla doğal dişten destek almak zorunda kalınmaktadır. Bu durumda köprü proteze destek olacak doğal dişlerin üzerinde mine seviyesinde aşındırma yapmamız gerekecektir. Bu aşındırma doğal dişlerin ömrünü kısaltabilir.
.Eğer hasta normal ağız bakımını yapar ve diş hekimine rutin kontrollere giderse implantın ömrü ömür boyudur.
.Her diş kaybından sonra doğal olarak diş çekim yerinde bir miktar kemik kaybı olur. Bu kemik kaybının miktarı çekimin ne kadar travmatik olduğuna, bölgede mevcut olan kemik miktarına ve hastanın kemik kalitesine bağlı olarak değişir. Bazen mevcut kemik implant yerleştirmek için yeterli miktarda olmayabilir. Bu durumda kemik grefti uygulamak uygun olacaktır. Yetersiz kemik, vücudun başka bir bölümünden alınacak kemik dokusu veya bir yapay kemik materyali ile restore edilir. Sıklıkla, farklı bir bölgeden alınan kemik ile yapay kemik materyalleri birlikte kullanılır. Ekilen yapay kemik zaman içinde kuvvetli kemik dokusuna dönüşür. Üst çenenin arka bölümünde kemik genellikle bir sinüs lifting (sinüs yükseltme) işlemi ile kazanılabilir. Kemik greftleme genellikle implantın yerleştirilmesi esnasında yapılır.
.Hayır. Dental implantların elektromanyetik etkisi yoktur.
.İmpant üstüne yapılacak protezler metal veya metal alışımlardan yapılırlar ve doğal dişlerle uyumlu olacak renkteki porselen ile kaplanır. Zirkonyum oksit seramik, yüksek dayanıklılığı sayesinde özellilke implant üstü protezler için uygundur ve çok iyi estetik yakalamak mümkündür.
.Evet. Hasta implant cerrahisi sonrasında hastaneden yatmaz ve evine gidebilir.
.Diş fırçası ve diş macunu kullanılarak protezlerin temizlenmesi kolaylıkla yapılır. İmplantlar temizlenirken dişler arası boşluklar ve dişetlerine geçiş kısımları özellikle önemlidir. Bu bölgelerde diş etine ve çene kemiğine zarar veren bakteriler toplanabilir ve bu bakteriler implant etrafındaki dokulara zarar verebilir. Bu durumda diş ipi ve küçük ara yüz fırçaları kullanmak gerekli olacaktır.
.Diyabet kontrol altında ise implant yapmak mümkündür. Kontrol altında olmayan veya tedavi edilmeyen diyabet iyileşme dönemini olumsuz etkiler, yara iyileşmesi gecikir
.Kalp-damar hastalığı, böbrek yetmezliği, kanama eğilimi ve bağışıklık sistemi yetmezliği gibi önemli bir genel hastalığı olan hastalar bu konularda hekimlerini bilgilendirmelidir. Bazı hastalıklarda kullanılan ilaçların yan etkileri iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla impant cerrahisi yapılacak hastalarda çok iyi medikal anamnez alınmalıdır.
.İmplant destekli dişler konuşurken, çiğnerken ve gülerken doğal bir his verir. Hastalar implantı ve üzerindeki dişleri yabancı bir cisim olarak hissetmezler.
.Evet. Buna immediyat implant uygulaması denir. Eğer çekilecek dişlerde bir enfeksiyon yoksa ve implantı destekleyecek yeterli kemik bulunuyorsa immediyat implant yapılabilir.
.İmplantların ana malzemesi titanyumdur. Titanyum vücut ile uyumludur. Ayrıca kemik dokusu ile tam entegre olabilir. Bununla birlikte implantların arasında kalite farkı vardır. Bu farklılık implanların şekilleri ve yüzeyleri açısından mevcuttur.
.Enfeksiyonlar ağız hijyenine yeterli özen gösterilmediğinde ortaya çıkar. Eğer hasta 6 aylık periyodik kontrollerine düzenli olarak gidiyorsa, enfeksiyonlar erken tespit edilip tedavi edilir.
.İmplantların uzun dönem başarısı sigara kullanımına bağlı olarak tehlikeye girebilir.
.İmplantlar cerrahi olarak çene kemiğine yerleştirildikten sonra alt çenede iki ay, üst çenede üç ay kadar bekledikten sonra implantların üzerine protez yapılabilir.
.Eğer tedavi öncesinde hareketli bir protez kullanılıyorsa, bu protezde bazı adaptasyonlar yapılarak geçici olarak kullanılabilir. Eğer hasta hareketli bir protez kullanmıyorsa boşluk yine de geçici bir protez ile kapatılabilir.
.Anatomik boşluklara genel olarak sinüs denir. Üst çen azı dişlerine yakın hemen üzrinde bir bölgede yer alan anatomik boşluklara, maksiller sinüs adı verilir. Ses oluşumu ve kafa ağırlığının azaltılması gibi görevleri vardır.
.Sinüs tabanı kimi zaman aşağıya doğru sarkarak kemik hacminde kayıplara neden olurlar. Bu kemik kayıpları doğal bir fizyolojik süreç olarak görülebilir ancak implant tedavisine önemli bir sorundur. Bu işlem sayesinde kemiğin içinde yerleştirilmesi gereken implant için yeterli hacim yaratılır. Sinüs Lifting, cerrahi bir müdahale ile sinüslerin hacmini azaltıp kemik yapısının genişletilmesi anlamına gelir.
.Sinüsün tabanının ne kadar sarktığı önemlidir. Eğer sinüs sarkması 2-3 milimetre ile sınırlıysa o zaman sinüs lifting operasyonu ve implantın yerleştirilmesi aynı anda yapılabilir. Ama sinus 2-3 milimetreden daha fazla sarkmışsa o zaman sinüs lifting cerrahisi ile implant cerrahisi ayrı ayrı yapılmalıdır. Aradaki bu sürede yaklaşık 6 aydır.
.
Eski çağlarda insanlar günümüze göre daha sert gıdalarla beslendikleri için çene gelişimleri daha fazla uyarılmaktaydı ve buna bağlı olarak çenelerde yer darlığı olmadığından 20 yaş dişleri pek nadir gömülü kalıyordu. Ancak günümüzde insanoğlu, çok yaygın olarak eskiye göre daha yumuşak gıdalarla beslenmekte ve çene gelişimleri 20 yaş dişleri sürmeden durmaktadır. Dolayısıyla 20 yaş dişleri genelde gömülü kalmaktadır.
.Gömülü dişler den dolayı kist, tümör ve diğer dişlerde çapraşıklıklara sebep oluyorsa mutlaka çekilmelidir. Ayrıca yarı gömük dişler komşu dişte çürüğe de sebep olabilir. Bu durumda da çekilmesi gerekir.
.